150 TL ve üzeri Ücretsiz Kargo

Anne Adaylarını Zorlayan Gebelik Sorunları.

Hamilelik, ilk defa anne olan kadınlar için oldukça heyecan verici bir süreçtir. Bu dönemde hormonel değişikliklerin yanı sıra fiziksel ve psikolojik değişimler de yaşanır. Bu sebeple anne adayı, gebelikten kaynaklanan sorunlarla başa çıkmakta zorlanabilir. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Cengizhan Kolata, anne adaylarının hamilelikte yaşayacakları sorunlar ve bu süreçte yapılması gerekenler hakkında önemli bilgiler veriyor.

GEBELİKTE EN SIK KARŞILAŞILAN SORUNLAR NELERDİR?

Gebelik başladığı andan itibaren hamileliğin her günü, bebek ve anne adayı için oldukça önem taşır. Bu süreç oldukça heyecan verici olsa da, bazı sorunları da beraberinde getirebilir. Özellikle gebelik döneminde yaşanan sıkıntılar anne adayını zorlayabilir. Hamilelikte en sık karşılaşılan sorunlar; sabah bulantısı ve kusmalar, artmış tükürük salınımı, sık idrara çıkma, idrar kaçırma, bel ve sırt ağrıları, baş ağrısı, karın ağrısı, mide yanması, kramplar, varis, ödem, şişkinlik ve kabızlıktır. Ayrıca uyku sorunları, burun kanamaları, el ve ayakta uyuşmalar, vücutta kaşıntı, gebelik şekeri / zehirlenmesi, kilo alma, bel kalınlaşması, vücutta oluşan çatlaklar, saç dökülmeleri, cilt problemleri, alerji, diş sorunları, vajinal kanamalar / akıntılar, göğüslerde değişiklikler ve cinsel problemler de görülebilir. Hamilelik süresince tüm bu fiziksel problemler dışında anne adayında yorgunluk, depresyon, panik atak, unutkanlık, konsantrasyon bozuklukları, depresif duygu durumları ve ağlama krizleri gibi psikolojik durumlar da yaşanabilir.           

GEBELİKTE SABAH BULANTILARI İYİYE İŞARET

Sabah bulantıları ve ani kusmalar her gebe kadın için olağan durumlardan biridir. Hamilelerin neredeyse yarısında çeşitli şiddetlerde görülür. Ancak ikiz bekleyen gebelerde bu durum daha uzun ve sıkıntılı olabilir. Sabah bulantıları hormonların görevini düzgün yaptığının bir göstergesidir. Ancak bulantı ve kusmaların sebepleri kesin olarak bilinememektedir. Sabah bulantılarının şiddetinin farklı olmasının nedenleri arasında; hormon seviyeleri, stres düzeyleri ve yorgunluk gibi etkenler sıralanabilir. Tabi nedeni ne olursa olsun, sabah bulantıları ve kusmalar anne adayları için oldukça rahatsızlık verici bir durumdur. Ve bu dönem boyunca gebe kadının eşinin, ailesinin ve doktorunun yakın desteğine gereksinimi vardır. Sabah bulantıları ve kusmaları tedavisi için standart olmamasına rağmen alınabilecek bazı önlemler şunlardır:

  • Gebelik sürecinde protein ve karbonhidrat açısından zengin bir beslenme diyeti uygulanmalıdır.
  • Kusma yoluyla sıvı kaybediliyorsa, bol miktarda sıvı alınmalıdır. Mide şikayetleri yaşanıyorsa da katı gıdalar yerine sıvı besinler tercih edilebilir. Milk-shakeler, meyve/sebze suları, çorbalar ya da et suları gibi yiyecekler tüketilebilir.
  • Vitamin desteği için, vitaminlerin tek bir kerede ve kusmalar nedeniyle çıkarma olasılığının en düşük olduğu zamanlarda alınması gerekir. Bu sebeple vitaminin gece yatmadan önce alınması daha uygun olur. Örneğin 50mpr kadar B6 vitamini iyi gelecektir.
  • Mideyi bulandıracak her türlü koku, tat ve görüntüden uzak durulmalıdır. Gebeliğe faydalı olur düşüncesiyle mideyi bozabilecek yiyecek ve içecekler kesinlikle tüketilmemelidir.  Hamilelik döneminde vücudunuz size yol gösterici olacaktır.
  • Sigara kesinlikle içilmemeli ve içilen ortamlardan da uzak durulmalıdır.
  • Mide boş bırakılmamalı, sık aralıklarla yemek yenmelidir. Aksi takdirde midede üretilen asit bulantıya sebep olabilir. Kan şekerinin düşmesi için ara öğünlerde kraker ya da kuruyemiş tüketilebilir. Ayrıca sabahleyin yataktan kalkmadan 20 dakika önce biraz kraker, galeta veya bir avuç kuru üzüm yenilebilir. Bu tür gıdaların yatağın başucunda bulundurulması faydalı olur. Böylece gece açlık hissiyle uyanılırsa yataktan kalkmak zorunda kalınmaz.
  • Bulantıya neden olabileceğinden sabahları çok hızlı hareket edilmemelidir. Yataktan yavaşça kalkılmalı, yapılan hareketlerde kontrollü olunmalıdır.
  • Yemek yedikten ya da kustuktan sonra mideyi bulandırmayacak diş macunu ile dişler fırçalanmalı ve iyice çalkalanmalıdır.

BÜYÜYEN RAHİM MESANEYE BASKI YAPARSA…

Hamile kadınlar gebeliğin ilk ve son 3 ayında sık tuvalete giderler.  Bunun sebebi vücut sıvısının artışı ve böbreklerin çalışma hızında yükselme olmasıdır. Ayrıca büyüyen rahim mesaneye baskı yaptığından sık idrara çıkma yaşanır. Ancak gebeliğin 4. ayında rahim, karın boşluğuna yöneldiği için bu şikayet ortadan kalkar.  Anne adayının idrar yaparken iyice öne doğru eğilmesi gerekir. Böylece idrar kesesi tam olarak boşaltılabilir. Eğer gece çok sık idrara çıkılıyorsa, akşam saat 4’den sonra sıvı almamaya dikkat edilmelidir. Bunun dışında kesinlikle sıvı kısıtlaması yapılmamalıdır.

GEBELİKTE ANİ TERLEMEYE DİKKAT

Gebelik sürecinde vücut bebeğin ihtiyaçlarını karşılayabilmek için daha fazla kan ve vücut sıvısı üretir. Kan ve vücut sıvılarındaki artışlar da terlemeye sebep olabilir. Terleme en çok ellerde, bacaklarda, bileklerde ve yüzde meydana gelir. Terleme gebeliğin herhangi bir döneminde yaşanabilir. Ancak en çok hamileliğin 5. ayında artışlar gözlemlenir.

Hamilelikte terlemeye karşı bazı önlemler alınabilir. Öncelikle uzun süre ayakta durulmamalıdır. Sıcak havalarda dışarıda fazla vakit geçirilmemelidir. Vücudu sarmayan rahat kıyafetler ve ayakları sıkmayan ayakkabılar tercih edilmelidir. Bol su tüketilmeli, potasyum açısından zengin yiyecekler tüketilmelidir. Ayrıca aşırı tuz tüketiminden de kaçınılmalıdır.

GÖĞÜSLERDE DEĞİŞİM

Hamilelik süresince göğüslerin giderek büyümesi ve duyarlılaşması, östrojen ve progesteron salınımındaki artışa bağlıdır. Bu sayede göğüsler emzirme dönemi için hazırlanır. Gebelikte göğüs ucunda belirgin renk değişikliği ve koyu renkli pütürlükler oluşabilir. Doğum sonrasında göğüslerde sarkma olup olmaması en azından kısmen de olsa anne adayına bağlıdır. Çünkü her ne kadar genetik özellikler rol oynasa da, doğum sonrası göğüslerin sarkması gebelikten değil, gebelik boyunca göğüslere yeterli destek sağlanamamasından kaynaklanır. Bu nedenle her anne adayının mutlaka iyi destekli bir sütyen kullanması şarttır. Hatta gerekiyorsa gece yatarken sütyen çıkarılmamalıdır.

GEBELİKTE 6. AYDAN SONRA ŞİŞLİKLER VE ÖDEM BAŞLIYOR

Gebelikte vücut çok fazla sıvı ürettiği ve bu sıvıları tuttuğu için ellerde ve ayaklarda şişmeler ve ödem görülebilir. Hamilelik süresince gittikçe büyüyen rahim bacaklara giden damarlara baskı yapar. Bu sebeple kanın kalbe ulaşması zorlaşır ve ayak bilekleri ile ayaklarda çok fazla sıvı birikir. Bu durum genellikle hamileliğin 6. ayından sonra meydana gelir. Bazı gebelerde el ve ayak haricinde yüzde ve gözlerde şişmeler de olabilir. Ayrıca şişlikler ve ödem haricinde ellerde ve ayaklarda kramplar ve kasılmalar da yaşanabilir.

Vücutta oluşan bu şişlikler ve ödemler çoğunlukla çalışan kadınlarda, gebelik öncesi kilolu olan kadınlarda, hamilelik sürecinde fazla kilo alanlarda, düzensiz beslenenlerde ve ayaklarında varis problemi olan kadınlarda daha fazla yaşanır. Ellerde ve ayaklarda oluşan şişlik ve ödemi önleyebilmek, kramp ve kasılmaları engelleyebilmek için öncelikle uzun süre ayakta kalınmamalıdır. Özellikle akşam saatleri ayaklar yukarıya kaldırılarak dinlendirilmelidir. Doktorun önerdiği gebelik egzersizleri ihmal edilmemelidir. Asitli içeceklerden uzak durulmalı, tuzlu yiyecekler yenilmemelidir. Ayrıca güneşin dik geldiği saatler dışarıya çıkılmamalıdır.

KABIZLIĞA KARŞI KURU ERİK SUYU

Hamilelikte kabızlıkla çok sık karşılaşılır. Hormon düzeyindeki artışların yanı sıra büyümekte olan rahmin bağırsaklara baskı yapması kabızlığa sebep olabilir. Bu nedenle gebelik sürecinde oldukça dikkatli olunmalıdır. Kabızlığa sebep olabilecek yiyeceklerden uzak durulmalıdır. Beslenme düzeni daha çok lif bakımından zengin taze meyve ve sebzelerden oluşmalıdır. Öğünler 6 eşit parçaya bölünmelidir. Hazırlanan yemeklere buğday kepeği eklemek de fayda sağlayabilir.  Kabızlığın şiddetli olduğu durumlarda ise kuru erik suyu tüketilebilir. Sıvı alımı artırılmalı ve günlük yarım saatlik yürüyüşler yapılmalıdır.

GEBELİKTE BURUN KANAMASINA KARŞI C VİTAMİNİ

Gebelikte en sık yaşanan şikayetlerden birisi de burunda dolgunluk hissi ve burnun sıklıkla kanamasıdır. Bu kanamalar gebelik sırasında artan östrojen ve progesteron hormonlarının burnun iç dokusuna kan akımını artırarak, yumuşamaya ve şişmeye yol açmasına bağlı olabilir. 250mg C vitamini alarak, kılcal damarların direnci artırılabilir ve kanama riski azaltılabilir. Hamilelik ilerledikçe burun tıkanıklığı artabilir. Gece saatleri öksürükler ve boğazda tıkanmalar yaşanabilir. Bu gayet normal bir durumdur. Bu tarz sorunları önleyebilmek için içerisinde herhangi bir ilaç ve kimyasal içermeyen bir burun damlası kullanılabilir. Ayrıca odaya koyulacak nemlendiriciler ile odanın nem dengesi korunabilir ve havadaki kuruluk azaltılabilir.

GEBELİKTE VAJİNAL AKINTININ SEBEPLERİ NELERDİR?

Hamilelikte vajina ve rahim ağzında yoğun bir kan akışı yaşanır. Bunun sonucunda da damarlar genişler ve akıntılar yaşanabilir. Gebelikte hormon seviyeleri değiştiğinden rahim ağzı salgısı ve vajinal salgılarda ciddi bir artış görülebilir. Gebelikte akıntıların yaşanması normal kabul edilir. Ancak bazen hamileliğin ikinci yarısında aniden fazla miktarda su gibi bir akıntı gelmesi zarların erken açılması anlamına gelebilir. Böyle bir durumla karşılaşıldığında vakit kaybetmeden uzman bir doktora başvurulmalıdır. Anne adayının kişisel temizliğine ve hijyenine de çok dikkat etmesi gerekir. Herhangi bir vajinal iltihaplanma olasılığına karşı vajinal bölgenin çok iyi temizlenmesi ve kurulanması gerekir. Özellikle duş, havuz ve deniz sonrası mutlaka kuruluk sağlanmalıdır.

EYVAH CİLDİM!

Hamilelikte vücutta beliren cilt problemleri birçok kadının ortak sorunudur. Özellikle mor-kırmızı renkte ve örümcek ağına benzer çizgilere sıkça rastlanır. Ancak bu çizgiler hormonal kaynaklıdır ve genellikle doğum sonrası kaybolur. Gebelikte yağ salgısı arttığından ciltte yağlanmalar olabilir. Dengeli bir beslenme ve düzenli cilt bakımı ile cilt sağlığı korunabilir. Hamile kadınlar bu süreçte de kendilerine bakmak ve güzel görünmek isteyebilir. Ancak cildin hava almasını engelleyen her türlü krem ve makyaj malzemelerinden uzak durulmalıdır.

ÇATLAKLARA KREM SÜRMEK FAYDASIZ

Gebelikte en sık karşılaşılan bir diğer sorun ise vücutta oluşan çatlaklardır. Hamile kadınların yüzde 90’nında bu problem gözlemlenir. Çatlaklar daha çok göğüslerde, karın ve kalça bölgesinde meydana gelir. Bu çatlaklar pembe/kırmızı renkte ve hafifçe çentikli bir yapıya sahiptir. Çatlak izleri hızlı kilo artışına bağlı olarak gerilerek derinleşebilir. Ancak düzenli olarak spor yapan, sağlıklı beslenen ve esnek bir vücut yapısına sahip kadınlarda daha az çatlaklar meydana gelir. Ayrıca sanılanın aksine çatlakları yok etmek için kullanılan krem, yağ ve losyon gibi kozmetikler fayda sağlamaz.

GEBELİKTE DUYGUSAL ÇELİŞKİLERİN TEDAVİSİ YOK

Gebelik döneminde görülen ve olağan kabul edilen geçici duygusal dalgalanmalar genellikle gebeliğin ilk aylarında olur. Adet dönemi sorunlu geçen hamilelerde bu tarz duygu durumları daha sık görülebilir. Gebeliğin istendiği durumlarda bile hamileliğin öğrenilmesinden itibaren anne adayında çelişik duygular belirebilir. Bu duygusal çelişkilerin belirli bir tedavisi yoktur. Ancak çikolata ve kafeinden uzak durmak, diyet yapmak, dengeli bir biçimde dinlenmek, spor yapmak, hissedilen duyguları konuşarak ifade etmek ya da sosyal çevredeki insanlarla paylaşmak sorununun ağırlaşmasını engelleyebilir.

Sosyoekonomik stres, kişisel ya da aile özgeçmişinde geçirilmiş depresyon öyküsü, eşin yeterli derecede destek vermemesi ve gebelik komplikasyonları nedeniyle hastaneye yatırılma gibi durumlar anne adayını strese sokabilir. Hamile kadın hem kendi hem de bebeğinin sağlığı ile ilgili kaygılar duyabilir. Tüm bu faktörler depresyonu daha da artırabilir. Anne adayında uyku bozuklukları, yeme alışkanlıklarında değişiklik, sürekli yorgunluk hissi, işe odaklanamama, aktivitelere ve eğlenceye ilgi duymama gibi durumlar gözlemleniyorsa ve bu değişimler 2 haftadan uzun sürüyorsa terapist desteği gerekebilir. Tabi destekleyici psikoterapi, ilaç tedavisinden önce gelmelidir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir